Lockheed Martin‘in geliştirmiş olduğu, beşinci nesil savaş uçakları denildiğinde akla gelen ilk platformlardan biri olan F-35 programı, son dönemde ciddi maliyet ve teslimat sorunlarıyla gündemde. Küresel ölçekte birçok ülke için stratejik öneme sahip olan uçak, artan birim fiyatları ve ödeme takvimlerindeki baskı nedeniyle bazı alıcı ülkeleri zorlamaya başladı. Bu durum, yeni sipariş planlarının gözden geçirilmesine ve mevcut anlaşmaların yeniden değerlendirilmesine yol açıyor.
İsviçre F-35A Planlarını Revize Etti
İsviçre hükümeti, savunma bütçesini aşmamak adına F-35A alım sürecini yeniden masaya yatırdı. 2020 yılında yapılan referandumla onaylanan savunma harcaması sınırlarına sadık kalmak isteyen Bern yönetimi, başlangıçta planlanan 36 adet F-35A Lightning II siparişinde sayının düşürülebileceğini açıkladı.
Savunma Bakanlığı’na verilen talimat doğrultusunda, mevcut bütçe çerçevesinde “mümkün olan en yüksek sayıda” uçak tedarik edilmesi hedefleniyor. Ancak teslimat sürelerinin uzaması ve anlaşma gereği ödemelerin öne çekilmesi, İsviçre kamuoyunda ve siyasi çevrelerde rahatsızlık yaratmış durumda. Özellikle küresel enflasyon ve savunma sanayi maliyetlerindeki artış, bu tür projelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
Avrupa ve Asya-Pasifik’te İlgi Devam Ediyor
İsviçre’de yaşanan bu gelişmelere rağmen F-35A, küresel pazarda popülerliğini koruyor. ABD dışında Avrupa’da;
Almanya, Finlandiya, Polonya, Belçika, Hollanda, Danimarka ve Norveç gibi ülkeler F-35A’yı aktif olarak envanterlerine dahil etmiş durumda.
Asya-Pasifik cephesinde ise; Japonya, Güney Kore ve Avustralya, yüksek adetli siparişlerle programa katılan ülkeler arasında yer alıyor. Bu ülkeler, artan maliyetlere rağmen F-35’in sunduğu gizlilik, sensör füzyonu ve ağ merkezli harp yeteneklerini stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.

Alternatif Yeni Nesil Savaş Uçaklarına İlgi Artıyor
Öte yandan, F-35 maliyetlerinin yükselmesi alternatif platformlara olan ilgiyi de artırmış durumda. Avrupa merkezli Eurofighter Typhoon hâlâ birçok ülke için cazip bir seçenek olmayı sürdürürken, Türkiye’nin geliştirdiği MMU KAAN projesi de uluslararası arenada yakından takip ediliyor.
Savunma sanayii uzmanlarına göre, önümüzdeki yıllarda ülkelerin yalnızca teknolojik üstünlüğe değil, uzun vadeli işletme maliyetlerine ve finansal sürdürülebilirliğe daha fazla odaklanması bekleniyor. Bu durum, küresel savaş uçağı pazarında rekabetin daha da kızışmasına neden olabilir.


